27 Mayıs 2017 Cumartesi
BONZAİ İÇER MİSİN TATLIM ?
Gene boktanlık üzerine yaşamsallıklarınızla karşımda durmaktasınız. Sizler benim uyuşturucu triplerimsiniz lan aslında. Kafamda yaratıp ben soktum sizi bu hale. Küfredilmesi gereken her daim benim en temelinde. Mutluyum ama bak şu sıralar. Değer verdiğini düşündüğüm birileri var bir de bağımlılığımı bilmeyen sizler. Yollarda yürürken artık kimse dönüp tip tip bakmıyor mesela ya da salak saçma laflar atıp kendilerini parçalaymıyorlar zihnimde.
F A Ç A Y A. Ş E K İ L.
Dediğim gibi mutluyum lakin yaşadığım pek çok olayın acısı şimdilerde çıkmaya başladı. Ve soktumun saatleri neden bu kadar sesli olmak zorundaydılar hala anlayamadım. Bırakıyorum abi her şeyi alkolü, uyuşturucuyu, sigarayı her şeyi bırakıyorum lan valla bak. Koydum kafaya yok artık partilemeler öyle yok olurcasına. Yaptık bitti itlik serserilik bir yere kadar artık. Olduramadığım pek çok şeyi oldurma çabasındayım şu sıralar bir yandan da. İş falan kovalıyorum cayır cayır kovalıyorum.
İŞSİZ DEĞİL SIKICI ADAM OLAMAYA DOĞRU.
Her geçen gün daha da düzeliyorum şu sıralar. Ama geçmişim bırakmamakta peşimi. Hayır abi İstanbul neresi ben neredeyim. Kağıt bulmak için bana gelmen ne alakaydı mesela yada ben İzmir'de değilsem neden sana sigara çözmen için yardım edeyim. Ben sikile sikile yaratmışken düzenimi siz neden gelip bana sorular soruyorsunuz soktumun yerinde. BIRAKTIM ULAN BI-RAK-TIM. Yokum artık piyasada. Neyse sakinim.
Geçen gün eski sevgilim aradı mesela. Evimin önüne gelmiş. Neden geldin diyorum "sevişmek için" diyor. Ulan biz fuckbuddy miyiz ? Ben mi bilmiyorum. Ayrılmadık mı biz abi. Hayır neyin kafası neyin sorunsalı lan bu. Neler yaşıyorsunuz siz hayatlarınızda "cankuş"lar ?
EBENİZE 2CB İÇİRİP İNDOOR DARLASINLAR AMK!!
13 Nisan 2017 Perşembe
İç Boşalması Part II
Konuşmak basit kaldı ve anlam veremedik. Son defa da olsa söyleyemedim içimdekileri..Mutlu değilim ve günlerdir kapattım kendimi dört duvarın arasına. Gecemle gündüzüm birbiriyle bütünleşip zaman algımı ortadan kaldırdılar. Mesela saatin bir önemi kalmadı benim için. Hava aydınlık yahut karanlık. Köpek bile yanıma gelmemeye başladı ki en çok bir canlının varlığına ihtiyacım olduğu dönemlerdeyim. Acımakla birlikte kanamayı durduramamaktayım.
Kendimi kesmeye başladığım zamanları geçtim. Kendimi parçalamaya başladım şu sıralar.
Parçalarım odaya saçılırken odayı bok götürmekte. Günlerdir uyuyamamaktayım hatta kafayı yedim desem yeridir.
Bol bol sarhoş oluyorum. Kafam dağılıyor sanıyorum ama daha çok sen varsın. Keşke hiç başlamasaydık ikinciye. Keşke hiç karşılaşmasaydık yada mesajlara cevap vermeseydik. Lanet ettiğim pek çok şeyimsin şu sıra keza özlediğimde. Dediğim gibi siktirip gitmemem için sebep bulamamkla birlikte neden kaldığımı ve ne için çabaladığımı sorgulamaya başladım. Umarım üçüncü sınıf bir bar tuvaletinde kolumda enjektör ile ölü bulunurum.
İç Boşalması part I
Hayat diye saçma salak duygu durumları yaşamaktan bıktımız şu günlerde birde ülkesel olarak mallaşmaya devam ediyoruz.
Hayır soktumun adamını kimse vuramıyor mu ??
Yada sevdiklerimiz giderken neden canımız acımak zorunda ??
Aynı anda gündeme sinirliyken birde kaybetme ve veda etme durumları çok fazla can sıkmaya başladı. Sevmeyi bırak aşık olmak neymiş onu tattığım zaman içerisinde gündemde beynimi sikmeye devam etti .
Ha o yanımdayken umrumda değildi hiç birşey lakin şuan nereye baksam onu ve gündem meselelerini görüyorum.
Durum canımı sıkmaya devam ediyor.
Yeni dövme yaptırdım mesela bir de iki yeni delik açtım bedenimde.
O yanımda olsaydı yapmazdım bunları ama yanımda değildi tutmadı beni kimse bende söz geçiremedim benliğime. Yaptım ve pişman değilim. Pişman hissettiğim saniyelerde var ama.
Mesela ben kimseyi aldatmadım. Ama aldattım muamelesi gördüm.
BEN SAMİMİ DEĞİLDİM BENİ BU HALE SEN GETİRDİN.
Hayır ben ne güzel insanlara göt gibi davranarak yaşamaya devam ediyordum neden düzelttin ki beni?
Sonra da kalkıp siktir olup gittin aq.
Seninde amına koyayım o vakit yalnızlığında.
12 Nisan 2017 Çarşamba
Veda Hutbemdir Bu Sana..
Bazı bitişlerin ardından tekrar yaşam kavgası vermeye çalışmak denebilir şu sıralar yaptığıma ki ben ne yaptığım konusunda emin dahi değilim.
Boşluklarım ve boşlukların arasında seyahat edebilecekken kalktık sikerler deyip yollara farklı açılardan ve düzlemlerden devam ettik.
Önemsiz gibi görünen pek çok şey aslında önemsizliğini yitirmeden soluklaşmaya devam etti ki tüm suç yağarken izlemediğimiz yağmurundur bana göre.
Ağlamaklı oldum geçen gece biraz da olsa özledim ulan diye arayıp haykırasım geldi ki bilirsin arayıp özledim demem. Engellemek var sonrasında hiç tanımıyormuş gibi.
Oysa ki her gece ağlatmaya hakkımız olmamalı ve bu kafalarda daha fazla acı çektirmeye neden vermemeliydik.
Sevmek her şey değildirin ne olduğunu anladığım anlardan biriydi bu seferide. Ne geri dönüşler tamah edilebilir ne de gidişler katlanılabilir düzeyde.
GİDİLEN YOLLARIN DOĞRULUĞA ÇIKMASI ÜMİDİ İLE.
Bilirsin ben kendimi kimseye açamam onlar gibi. Derdim benimdir. Bende kaldığı sürece ve birikip patlamadıkça umursamam genellikle ki umursayacak bir tarafıda yoktur çoğunun. Dedim ya bu sefer ne patlayacak bir şey var ortada ne de belirginlik. Yok oluş gibi ama varsın, hissedebiliyorsun, canın yanmakta ama canın olması gerektiği yerde değil. Soktumun yerinde neye garezlendin ki.
TEŞEKKÜR EDERİM UZUN ZAMANDIR YAŞADIĞIM EN HARİKA ŞEYLERİ YAŞATTIĞIN İÇİN.
Umarım mutlu olunur sonralarda ve daha sonralarda. Umarım geleceğin güzel şekillenir ve değer verdiğin tüm o emekler ve umarım iyi şeylerde katmışımdır yaşayacağın hayatlara.
Ve Hoşçakal diyemediğim insan olarak hayallerde yaşamaya devam etme sözü verdim kendime.
Umarım sevdiğin kadar sevilirsinde şu çirkinlikler dolu gezegende...
6 Şubat 2017 Pazartesi
Enjektöre Çekilen Hayaller..
Tüm ahlak normlarınızı ve etik algılarınızı götünüze sokmanızı diliyorum.
Bu sıralar fazla kovalamaya başladım her bir şeyi. Çulsuzum yani anlayacağın. Sevdiğim kadında ne bok yapmaya çalışıyor bi sikim anlamadım. Neyse bunlardan size ne diyip asıl olaya geçiyorum..
Yolda yürürken mal mal bakmalarınızdan bıkma raddesine gelmek üzereyim şu sıralar. Bi depresif haller içerisinde hayat seyrime devam etme çabalarına ağırlık verdim de denebilir aslında. Birde soktumun ülkesinde ki torbacıların her standart dışı tipi pezevenk sanmaları .. YA AMINA KOYAYIM "Sizin ortamda çok karı kız oluyor bize de ayarlasana iki üç tane" CÜMLESİ NEDİR ??.. Bir tane de yetmiyor orospu çocuğuna harem kurucak piç sanki. Ben daha bir tanesini elde edememişim eleman kalkıp benden ne istiyor. Neyse ki güzel sigarası varda "ayarlarız abi" diyip geçebiliyorum.
Yaptığım sik sik şeylerde yukardakilerden daha iyi değil yani. Bacağımın anasını siktim bu süreçte ki uyuyamadım bu gece mesela acıdan. Ama bunu da öğrenicem amk. Dövmeye 600 lira vereceğime kendi kendime yaparım lan kafasıyla girdiğim bir olay daha işte. Umarım şu kısa hayat çizgisinde "o kadar para verilir mi lan! Ben yaparım aynısını" deyip yapmayı öğrendiğim tüm sikik şeyler bir gün işe yarar. Hayır soruyorum kendime bazen duvar döşemekten tut grafik işlerine kadar sik sik şeyleri bilmeye ne gerek var. Sonra diyorum ki ulan at kendini yurt dışına bir yere aç kalmazsın en azından. Sonra sikerler diyip uyuyorum. SIKILIYORUM ŞU SIRALAR.
YAŞIYORUZ BİR ŞEKİLDE AMA NASIL OLDUĞUNU
KİMSE BİLEMİYOR HENÜZ.
Gene dertli, gene hüzünlü ve aşığım işte şu sıralar. Çulsuzluk koymuyor alıştık artık ruhen ve bedenen. Kıyafet diye bir şey kalmadı mesela. Kalmadı dediysem kirli hepsi(giyilemeyecek kadar) yoksa umurumda değil. Yıkaması sorun hep. Evde ki makinede bozuk kaç gündür bir parça alıp değiştiricem unutuyorum hep kalıyor öyle. Dert var, Derman var, Uygulayan yok anlayacağınız. Bide yeni mekan buldum 1 aydır falan gün aşırı gidiyorum. Arada bedava çay falan içiyorum çok güzel oluyor mutlu oluyorum böyle olunca.
MADDE FALAN KULLANMIYORUM BU ARADA
UYUŞTURUCUNUN "SHOT" INI BİLMEM!
Son olarak umarım sevdiğim kız bana "jankie" demez!!
28 Ocak 2017 Cumartesi
Çukurun Dışında Yaşamsallık.
Oturdum saatlerce ve amansızca bekledim.neyi beklediğimin pek bir önemi olmaksızın.. Etrafa göz uçlarımla göz gezdirdim yıllarca neye baktığımı hatırlamaksızın. Bekledim işte öylesine.. Duygusallıktan sıyrılıp hissiyatsızlaştım yalanına kandırdım insanları ama bunu yaparken çayımdan bir yudum aldım. Yaşamı sorguladım ki felsefeden anlamam ben. Varoluşum bir cezaysa ben bunu hak edecek ne yaptım diye sordum kuyuların içlerinde. Ya da hiç umursamamam gereken şeyleri kafama taktım diye mi bu salak saçma serzenişler. Çayımdan bir yudum daha alıp insanlara baktım. İnsanlar gülüp karşılıklı küfürleşmekte. Küfrü sevdiğimden gülümsedim bıyık altı. Sigaramı yaktım. Düşünüyorumda sabah uyanınca siktir git demediğimden çoğu insana. Yada daha sıkı sarılıp kalbimin ne kadar hızlı attığını hissettiremediğimden mi?
Yok oldum dediğim an uyandım ki hala nerede ve ne yapmakta olduğum belirsizliğini korumakta. Algılayamadığım insanlar, ilginç yatak odaları ve saçmalıkla özene bezene düzülmüş hayatlar birleşiminden gelmekteyim diye düşünürken tam sigaram bitivermiş.
Hatırladım da eski sevgilim giderken 2 (iki) adet sigara saklamıştı bir yerlere. Ayrılırken verdi onları geri amacına hizmet etmesi için yakıp içeyim o zaman birini. Diğerini de duygusallık karşıt hareketiminin öncüsüne veririm. Bakarsın bir şeylerin bitişi bu kez işe yarar..
Deliler gibi içip dağıtanlarımız var aramızda! Kesin ve kızgın bir dille diyorum ki BANA DA VERİN, BEN DE İÇEYİM!
Bir örnekle anlat deseler mesela anlatacak örneği dahi bulamayacak yada götünden saçma örneklerle gelip kafamızı açacak insanları hayatımızın bir köşesine almaktan yorulmadık mı ?
Ben yorulduğumu düşünmekte ve bu durumu en azami sayılara indirme çalışmalarına çokça önce başlamış bulunmaktayım ki şu sıralar "Lan acaba??" sorusunu pek çok kere sormuşumdur kendime.
Hayır şimdi sevgiyi sikip güvensiz mi takılalım illa..
Yeni kararlar aldım gene.!.
Açıklamasını yaptığım karar aynen şu şekilde açıklandı karşı tarafa.
Bunu alan kafamı sikseydim daha makbule geçer daha mantıklı olurdu. Hem sen neden kalkıp bunu karşıya iletiyorsun ki soktumun dünyasında?
Bırak bilmeyiversin aq.
Neyse.. Acıktım galiba gideyimde bimden ucuzlu çikolata kamulayayım..
24 Ocak 2017 Salı
Kara Deliğe Doğru..
Şimdi anlatacaklarım ne benim ne de tanrının umurunda. O yüzden uyuklamanın yada tamamı ile sonlandırmanın zamanı diye düşünüyorum.
Başlayacağım herhangi bir konu yada başlık belirleyemedim..
Gene birinden hoşlanmaya başlamanın zamanı geldi dediğim an karşıma hemen birisi çıktı. Evet güzel bir şey olabilir bu olay lakin geçmişten edinilen çirkin tecrübeler ve hüzün dolu acılardan sonra düşünmeye itti bu durum. Zaten hatun kişisininde pek gönlü yok gibi anladığım kadarıyla. Düşlerde gezmeye başlayan ben tabii hemen gerçekliğin tokadını yedim anında. Tüm gün depresifliğin dibine vurmakla birlikte acabalarımla raks eyleyip, sonsuzluğa uzanan kara deliğe şöyle bir selam verdim. Kafam elimde, kara delik önümde, hayaller kafamın içinde ilerledim pek tabii. Sekiz bilemedin üç yıldız ışığı sonrası kafama takılan kancalar birer birer kopmaya başladı. O an anladım demek ki sadece sarıldığın insanı sevmek değilmiş olay. Sarıldığında bazı boşluklarında dolması gerekmiş. Tabi ben bunları düşünürken bedenim fütursuzca yürümekte, dinlenmek hatta sigara içmek için dahi durmamakta. "Ne uzun yolmuş" dediğimi hatırlamaktayım en son...
Gözlerimi açtığımda İğrençlik ve güzelliğin karmaşasında belki de göğsümde oluşan kara deliği doldurabilecek güce sahip olduğuna inandığım şahıs karşımda dikilmekteydi..
-"Neden" diye sorduğunda tek söyleyebildiğim,
-"Çünkü ve biraz belki" diyebildim dudaklarımın arasından sessizce.
Yineledi sorusunu daha kızgın olarak.
-"NEDEN ?"
-"Söyledim ya çünkü ve biraz belki ama daha öncesinde karanlığımı aydınlatışın ve seni düşlerken salak saçma sırıtışımda büyük ölçüde etkilidir belkide."
Sakince suratıma baktı... "Senden bir bok olmaz artık anla şunu" ....
"Senden bir bok olmaz" demek ne kadar da kolay kimisine yada öylesine..
Yaşanmamış hikayelerim var, yaşayacağımız hikayeler ve maceralar belkide, Salak saçma hayaller ve iğrenç evlilik planları tüm bunlar neden başlamadan bitmek zorundaydı. Kim doğru yolda ilerlemekteydi yada hangimiz adam akıllı sevebilirdik diğerini..
Sonuç olarak başlamadan biten pek çok hayatlar gibi gene kendimizin ve önyargılarımızın kurbanı olarak can verdik o gece yanyana yatan iki insan olarak.. Ben öldüm belki bunu kimseler bilemez ama sende yaşıyosun diyemeyiz.. Bir de punk var. Benli kızım benim. O da seni çok sevmiş ama olmaz dedi ne diyeyim olduramayanlar yada tutunamayanlar olarak köşelere çekilip şarabın tadına bakmak düşer belkide biraz sigara yanına..
1 Ocak 2017 Pazar
Çokça Çirkinleşildi..
Sabah uykularımdan sonrasıydı belkide. Tam hatırlayamamakla birlikte pek bir mutluydum uyandığım için sonradan keşke uyanmasaydım demedim o gün için. Anlayacağınız güzel bir gündü benim için. Doktor kıçıma şaplak attı ağladım ama bok ve iğrençlik dolu dünyaya düştüğümü bilmediğimdendi mutlu oluşum. Saat 2'yi 1 geçmekte dünyada iğrençliklerle savaşmaktaydım. Kokuları burnuma değdikçe, burnum düşercesine sızlamaktaydı. Dediğim gibi doğduğumda mutluydum keza çocukluğumda da öyle. Sonra iğrenç insanlar tanıdım, tanımakla kalmayıp kimilerini de sevdim ki bence en büyük hatalar buradan başlamaktaydı. Ne diye kokusundan tiksindiğin birini seversin ki değil mi ama. Gençtim, hatalıydım ve daha yeni başlamaktaydı herşey. Sikile sikile sikmeyi öğrenirsin demişti bir keresinde salondaki avize ama anlamamıştım tabi o zamanlar. Şimdi yeni yeni düşmeye başladı hepsi ki pekte geç kalınmış sayılmaz bu tür olaylar için. Bir keresinde de dededen kalma radyo şöyle demişti
-"Eğer olur da bir gün ölmek istersen git aşık ol"
İnsan düşünüyor " ulan neden ölmek isteyeyimki" diye lakin anlam veremiyor olaylara. Geçen gene Çam ağacı, çöpteki kedi, Aynadaki yansımam ve ben takılıyoruz. Çam ağacı çok içti tabi her zaman olduğu gibi başladı çocukluk aşkını anlatmaya. Kayınmış adı bunlar baya tohumken karşılaşmışlar ilk defa. Sonra 150 yaşını devirmiş çocuğun biri almış ekmiş bunları arka bahçesine. Filizlenmişler birlikte, çiçek açmışlar, büyümüşler anlayacağınız. Baya sevmişler birbirlerini hatta bizim Çam iğnelerinden taçlar yaparmış hep Kayın'a. tam tamına 60 yılı devirmişler ki Çam bir sabah uyandığında Kayın'ı bulamamış yanıbaşında. Çam'ın köklerine sıkıştırılmış bir not.. "Seni hep sevdim lakin artık özgürlüğüme koşmak istiyorum lütfen beni affet." o gün bu gündür bizim Çam hep içer olmuş. Ama buna rağmen bir kere dahi somurtmamış hayata karşı.
Ulan dedim kaç senelik Çam bile sikilirken senin kalbin neden orospu olmasın. Dedim ya anlam kazanmaya başladı artık pek çok şey gibi bu olayda. Güzel dostlar biriktirmek lazımmış. Aile aslında hiç olamayacağın kadar güvende hissettirecek tek yermiş. Dünya boktan ama bazı insanlar boku püsürü nasıl temizlemesi gerektiğini bilirmiş. Öğreniyoruz yavaş yavaş kedi kardeş. Sence anca mırmır amına koyim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







