15 Kasım 2023 Çarşamba

The Final.

cya!









                    Tüm gün arkada dönen o playlist!

Uyandığım bu sabahta hiç olmadığım kadar sakin ve huzurluyum. Uyandığın anda her şeyin olması gerektiği gibi gittiğini hissedersin ya hani, hah onun tam tersi işte. Kendi kendime verdiğim ve insan ırkına tanıdığım tahammül ve şans süresini tam bugün bitirmişim. Neyi nasıl yapacağımı günler öncesinden defalarca kez düşündüğüm ve binlerce kez pratiğini yaptığım bir sabaha uyanmanın verdiği güven duygusu bu kadar iyi hissettiriyormuş. Sonunu planlamak ve ona uygun yaşayıp istediğin anda set'ini bitirmekten daha özgür hissedeceğin bir alanın olacağını sanmıyorum. Mutluyum. Gerçek mutluluğun ne demek olduğunu bu kadar brutal bir karar ile geldiğini bilseydim çok daha önceden sabır kuyularımı kapatır, kendimi bu karanlık boşluğa seve seve teslim ederdim.
  Yirmi sekiz koca sene... 
Neler yaşadım neler. Anlatmaya mecalim olsa çok iyi kısa filmler, denemeler,  hikayeler ve belki de romanlar çıkar. 
Ama ne nefes almaya daha fazla mecalim ne de sizlerin arasında biraz daha durmaya sabrım yok! İnanın denedim ve dayanamadım. 
Sizler mutlu olduğunuz hayaliyle rüzgarınızla savrulmaya devam edin. Ben mevcut akıştan ayrılıp tekilliğim ile kalmaya gidiyorum. 



TÜM İĞRENÇLİĞİNİZ İLE BOKUNUZDA BOĞULMANIZ DİLEKLERİM SİZİNLE!!

-dipnot: Canım ailem sizleri böyle bir gerçek ile karşı karşıya bıraktığım için özür dilerim demek isterdim ama lütfen her konuda aldığım kararlara saygı duyduğunuz gibi bu kararıma da saygı duyun ve lütfen hayatın bana denk gelmeyen yada göremediğim güzel taraflarını görüp, her saniyesini erişemediğim mutluluk sınırlarına erişerek yaşayın çünkü ben punk ile birlikte tekrar birlikte olacağım için hiç olmadığım kadar mutluyum. Benden sonra lütfen martıküle de aynı davranmaya devam edin. Şu sıralar maddi olarak çok zorlanıyor. Alper'e de iletin lütfen sanatçı ismini istediği gibi değiştirebilir amcam :D 





25 Haziran 2023 Pazar

HER YANIM DEDİM.

Arka planda çalsın.

Noluyor abi. Neden bunu yaşıyorum ulan. Altı yılı nasıl bu şekilde çöpe atıp yolumuza devam etme kararını alabiliyoruz. Bu kararı aldık ama gidecek yol mu var. Pusulam ne taraf ki şuan abi. Benliğimi bırakıp nereye gidebilirim ki. Tarifsiz kederler ve ben oturduk sikik bir koyda haykıra haykıra ağlıyoruz ama sadece içimize. Başka ne yapabiliriz ki zaten.
Varım evet nefes alıyor ve sizlere yaşadığımı gösteriyorum, belki ara sıra fikir bile beyan edebiliyorum ama sadece o kadarım. Yokum içimde, bomboş bir kap. Ama asla dönemeyeceğim adımları bile isteye bu sefer ben attım abi. İki tarafı da yaşaması gerekmeyen şeyler yaşamaktan kurtardım yada öyle olduğuna kandırıyorum kendimi. Ah be Alb gene nerde yarrak gibi duygu durumu, orada sen be olm.
Tüm gün takmam gereken "sorunsuz insan maskesi" beni yormaya başladı ama dur bakalım ne zaman siktir edicem. Nereye kadar böyle olucam acaba. Ya da nereye kadar sabredicem yaşam denilen oyuna. 
Rpg severim ama bu kadar kaotik olanı eğlenceli değil.
Çok ani gelişti olm bütün her şey. Acaba cidden beni çok sevdiğinden mi kabullendi diycem tam, Ağzını sikeyim çok seven insan bitmemesi için uğraşır. Abi düzeleceğine nasıl inanamıyor olabilirsin ki aq. Neyse düşünmek istemiyorum abi. 
Düşündükçe ne kadar gerizakalı bir aşık olduğum aklıma geliyor. Ve tüm bu yaşattıklarının vicdanen ne kadar zor bir sınav olduğu hakkında istemsizce empati yapıp bir de durduk yere ona hak veriyorum. 

EN BAŞINDA KESMELİYDİK YILANIN KAFASINI. 

Neyse hayat devasa bir hatalar bütünü değil mi zaten. Tüm bunların birikiminde yarrak gibi biri oldum çıktım. 
Yayında ve yapımda geçen herkesin ayrı ayrı ben ta evveliyatını sikeyim. Masum duygularımın katili orevlatları.
Efsane şeyler öğreniyor ama insan bu tarz süreçlerde. Bak para verip öğrenemezsin bunları.  Neydi o söz tam hatırlamamakla birlikte, saçlarını ağarttığın değirmeni  benim yaptığımı unuttun hep. Keşke biraz daha dürüst olabilseydik diyorum. Diyorum da ben de yalancı, paranoyak götün tekiyim. Ama sonuç olarak hocam insan neyden işkillenirse o doğrudur abi. Bunu bilip buna kanaat getiriyorum. Bir sonra ki hamlemin kim olacağını tahmin edebiliriz bence ve sırf ibneliğine onun olacağını beyan ediyorum. 
Zaten bazı noktalarda garip bir şekilde daha çekici olduğu gerçeği de beni şu durumda yok etmiyor değil. 
Neyse kızıl sevdama bir çare bulana kadar arrivederci. 



19 Ağustos 2022 Cuma

Beklentiler.


   Bekliyor abi, insan olan, aşık olan bekliyor.  Bir özür bekliyor, bir sevgi tümcesi, bir özlem mesajı ne bileyim işte bekliyor ama sadece bekliyor.
 Neden bekleniyor, neden bu umudu besleyecek şeyler düşünülüyor abi. 
Acı ve gözyaşından başka bir gerçeği olmayan bu bekleyişte neden doğrusunu bildiğin şeyleri umuyorsun ki?
  
  Çevremde iyi insanlar kalmış sadece yada ben öyle düşünüyorum. Umarım öyle düşünerek kendimi bir yalana daha inandırmıyorumdur.

Pek çok yalanın doğrusunu bile bile inanmakta sevdaya dahilmiş.... 

17 Ağustos 2022 Çarşamba

Its All About Lies....



Günlerdir süregenlen bir boşluk ve karanlıkla cebelleşme çabam var. Bu sefer daha bir olgun karşılamak zorunda kaldım denilebilir. Mecburiyet esasında tüm bu hisler bütünü.
  Uzaklaştıkça görebildiğim pek çok perspektif ve olay örüntüsü ile karşılaştım. Ama nerden bakarsam bakayım hep aklamaya çalışıyorum istemsizce. Kendimi değil tabii ki, kendimi aklayacak tek bir nokta bile yok diyebilirim hatta.


  Üretmiyorum. Evet üretemiyorum. Ne çizebiliyor ne dinleyebiliyor ne de her hangi bir duyguyu yakalayıp onu betimleyebiliyorum. Konuşmak dahi o kadar zorlayıcı geliyor ki bazı durumlarda.
  Şarkı söyleyebilmeyi isterdim. Tüm acımı, kırgınlığımı ve hüznümü şarkılarla bağıra bağıra söyleyebilmek isterdim. Belki yalnız kaldığım zamanlarda sesimi keşfetmeye çalışabilirim.. Bilemiyorum. Sözler pek doğru kanal gibi gelmiyor aslında.. Ben melodide kaybolmayı sevenlerdenim.
   Kalan son iletişim kanalını da kapatmam gerekiyor gibi hissediyorum. Çünkü beklentiler olduğu sürece kendimi bulabileceğimi düşünemiyorum. Hoş ben yarım halimi çok hatırlama yanlısı da değilim ama olan ile ölene çarenin olmayışı beni bu noktada tuşe ediyor. 

  Bugün yaptığım özeleştrimde farkına vardım ki ben sanatçı değil yalancıyım. Evet sonunda bunu kendime itiraf ettim. Ben bir sik bilmeyen ve sadece öğrendikleriyle sanat icra edebileceğini düşünen bir taklitçiden öteye geçememişim. Buyum.. Bu kadarım.. En kötüsü ise kendime olan saygımı gömdüm aylar öncesinde hüzün dolu diyarlara... 

14 Ağustos 2022 Pazar

Oh boi!




Neden nasıl ve ne ara böyle bir şeye yoğruldum hiç bir fikrim yok. Devasa bir kaosum, yok oluş ve sinir harbiyim.. Gözüm görmüyor verdiğim zararı ki bu ne zamandan beri böyle hiç bir fikrim yok.
 Çok yoruldum sadece, bu kabuğun içinde aldığım her nefes yormaya, attığım her adım tiksindirmeye başlayalı sanki yüzlerce yıl geçmiş gibi hissediyorum. Nefes almak ve az da olsa huzuru hissedebilmek istiyorum.
  Basit ve kolay istekler gibi gözüksede asla öyle olmadılar ve olmayacaklarda belli ki. İyi geldiğimi düşündüklerim beni neden daha da dibe itiyor ki? Hayat bir duvarlar sırası ise ve aştığımız her duvarda birilerinin çıkmasına yardım ediyorsam, onlar neden benide yukarı çekmiyorlar ki? Karşılıklı olması gereken şeyler değil miydi bunlar yoksa?

  Bilemiyorum ve bilmek için çabalayacak gücüde bulamıyorum. Saygı ve sevgi değilmiydi anahtarı? Saygın yoksa birine aşık olmanın anlamı nedir ki? Peki ya saygısızlıklar affedilebilir mi? Ne bir karşılık bulabiliyorum ne de bir cevap.
  Var oluyorum ve nefes almaya devam ediyorum kendi karanlığımda ama nereye çıkar bu yol, nereye kadar nefes alırım bilmiyorum. Ben başlatmadığım gibi sonunuda ben getiremiyorum ama anladığım kadarıyla. Kader denilen kavrama inanıyorum. Benim için neler yazıyor çok merak ediyor ve sadece duruyorum usulca. Çünkü elimden sadece bu kadarı geliyor. Ne anlamak için çabalayabilir ne de değiştirmek için uğraşabilirim artık.
  Yataktan kalkmak enerjimin büyük bir kısmını bitiriyor geri kalanını ise nefes almak için harcıyorum. Aylardır kullandığım mutluluk maskem kırıldı artık. Rol yapamıyor ve tepki veremiyorum. Galiba olduğum yere uzanıp uyumalıyım... Sonsuz derin bir uyku istiyorum sadece. Uyanmak için enerji harcamayacağım ve rüya duvarının ardında rol yapmama gerek olmayan dostluklar kurup, maske takmama gerek kalmayan mutluluklar tadabileceğim diyarlarda dolaşacak ve sonsuzluğun tadını çıkaracağım bir uyku.... 

12 Haziran 2022 Pazar

BULANTIM

Dün gece bir kez daha kendimden vazgeçercesine yardımına koştuğum biri tarafından görmezden gelindim. Oysa sadece derdimi anlatıp belki biraz ağlayıp uyuyacaktım.. Ama ne var ki siklenmemeyi tercih edip karambolde olan akıl sağlığımla baş başa bırakıldım. Umurumda olmamasını istediğim bir durum bu. Ne kadar da yazıkmış oysa ki tüm düşüncelerim.

DENENMİŞLİK VE BAŞARISIZLIK! 

Evet tamamen bitirmeyi denedim ama biten tek şey en yakın arkadaşımla olan ilişkim oldu. Tam olarak 5 yıl dayandı her şeyiyle ama bitmesi gereken zamanda bitmediği için bu kadar acıttı diyebilirim. Pek çok alışkanlığımı terk etmem gerekecek ve tam olarak sıfırdan değiştirmem gerekicek hayat denilen gereksiz yolculukta seyreden kendimi....
Uzun bir süre yanlız uyumak ve gece üşümekde buna dahil.... 
Keşke tek taraflı bir çaba olmasaydı ama yapacak çokta bir şey kalmadı denilebilir... 

9 Haziran 2022 Perşembe

Galibalarım ve Geri kalınanlar!

Aslında hiç birisi ne benim ne de sizlerin suçuydu diyebilirim. Sadece halihazırda bulunan kuruntularım ve o'nu destekleyen uçsuz bucaksız hayal gücü kırıntıları tamamladı her şeyi. Belki öyle gerçekleşmedi olaylar ama güvensizliğimin yarattığı derin kaotik karanlığın ben tarafında tam olarak olanlar böyleydi diyebilecek konumdayım.

Her şey ve Yok oluşlar! 

Yıpranıyorum ve galiba bunu ben istiyorum abi. Tüm benliğimle bu acıyı kendime ben çektiriyor ve bundan dolayı başkalarını suçluyorum. Karaktersizliğim ve düşüncesizliğim ile birlikte oturduk sizi yargılıyor hatta arkanızdan pek çokça sövüyoruz. 

BİR BİZİZ. BİZ İSE YOKUZ!

Deneyimleyerek ve öğrenerek olgunlaşma dediğimiz şeyin sadece daha fazla sikilmek ve acı çekmek olduğunu söyleselerdi 17'imde kendimi o terastan aşağıya, özgürlüğe doğru tereddütsüz bırakırdım ama tüm bunları aşmaya çalışarak geçirdiğim 10 yıl içerisinde hiç bir şeyin değişmediği aksine daha da dibe yöneldiğini öğrendiğim ve bununla yaşamak zorunda kaldığım için pekala can çekişiyorum.

Peki düşünmelimiyim yada önemsemelimiyim?
Pek çok cevabı olan basit sorular diyebilirim. Ve sanırım bir süre sadece var olacağım hayatlarında ya da hayatlarınızda. Öylece bir köşede duran sessiz insan olacağım. Gözlemleyip ona göre karar veririm ölümün ihtişamını ve oynanması gereken teatral sahneyi. En azından denedim diyebilirsiniz bence bir yere kadar lakin mevcutta bulunan la muvaffak olamadı diyebilirsiniz mesela. Çünkü cidden çok yorgunum artık...
Yalanlarınızdan, yapmacık cevaplarınızdan, satranca çevirdiğiniz ilişkilerden,  kendi hayatınız dışında başka herkesin hayatına salça olmalarınızdan, benim tek başıma var olabileceğimi düşünmeyip devamlı müdahale etmeye çalışmanızdan cidden artık çok bunaldım.. Aranızdan en fazla güvendiğim bile yapmacık ve sahteleşmeye yüz tutmuşken daha fazla sabredip kendimi yıpratasım yok. 

GELİRKEN TEK GELDİM. GİDERKEN SİZİ NEDEN DÜŞÜNEYİM? 

İster intihar notu de, ister duygusal boşaltım. Sonuç olarak ihtimalleri değerlendiriyorum hala. Ve cidden daraltmak zorundaymışsınız gibi hareket ediyorsunuz.

BOŞLUĞUMA GELDİ! 

Kafamı kesip çok uzaklara gömesim var bugünlerde. Yok olabilecek en uzak yere. Paranoyalarım ve kabullenişlerimle birlikte gömesim var. Yok olasım ve aynı anda yok edesimde... Demem o ki resmen ayaklı bir karadeliğim.... Yok oluyorum ve farkında değil kimse.

Farkındalık beklentimde yok aslında. Her hangi bir beklentiye sahip değilim artık çünkü sadece nefes alıp veren bir varlığa dönüştüm. Ne düşüncelerim ne de yaşadığım hayat bana ait şu safhada. Mutsuzluk her köşemi ele geçirmekle kalmamış adeta ruhsuz bir insan haline getirmiş ve ben bunu fark edememişim.