Neden nasıl ve ne ara böyle bir şeye yoğruldum hiç bir fikrim yok. Devasa bir kaosum, yok oluş ve sinir harbiyim.. Gözüm görmüyor verdiğim zararı ki bu ne zamandan beri böyle hiç bir fikrim yok.
Çok yoruldum sadece, bu kabuğun içinde aldığım her nefes yormaya, attığım her adım tiksindirmeye başlayalı sanki yüzlerce yıl geçmiş gibi hissediyorum. Nefes almak ve az da olsa huzuru hissedebilmek istiyorum.
Basit ve kolay istekler gibi gözüksede asla öyle olmadılar ve olmayacaklarda belli ki. İyi geldiğimi düşündüklerim beni neden daha da dibe itiyor ki? Hayat bir duvarlar sırası ise ve aştığımız her duvarda birilerinin çıkmasına yardım ediyorsam, onlar neden benide yukarı çekmiyorlar ki? Karşılıklı olması gereken şeyler değil miydi bunlar yoksa?
Bilemiyorum ve bilmek için çabalayacak gücüde bulamıyorum. Saygı ve sevgi değilmiydi anahtarı? Saygın yoksa birine aşık olmanın anlamı nedir ki? Peki ya saygısızlıklar affedilebilir mi? Ne bir karşılık bulabiliyorum ne de bir cevap.
Var oluyorum ve nefes almaya devam ediyorum kendi karanlığımda ama nereye çıkar bu yol, nereye kadar nefes alırım bilmiyorum. Ben başlatmadığım gibi sonunuda ben getiremiyorum ama anladığım kadarıyla. Kader denilen kavrama inanıyorum. Benim için neler yazıyor çok merak ediyor ve sadece duruyorum usulca. Çünkü elimden sadece bu kadarı geliyor. Ne anlamak için çabalayabilir ne de değiştirmek için uğraşabilirim artık.
Yataktan kalkmak enerjimin büyük bir kısmını bitiriyor geri kalanını ise nefes almak için harcıyorum. Aylardır kullandığım mutluluk maskem kırıldı artık. Rol yapamıyor ve tepki veremiyorum. Galiba olduğum yere uzanıp uyumalıyım... Sonsuz derin bir uyku istiyorum sadece. Uyanmak için enerji harcamayacağım ve rüya duvarının ardında rol yapmama gerek olmayan dostluklar kurup, maske takmama gerek kalmayan mutluluklar tadabileceğim diyarlarda dolaşacak ve sonsuzluğun tadını çıkaracağım bir uyku....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder