Uzaklaştıkça görebildiğim pek çok perspektif ve olay örüntüsü ile karşılaştım. Ama nerden bakarsam bakayım hep aklamaya çalışıyorum istemsizce. Kendimi değil tabii ki, kendimi aklayacak tek bir nokta bile yok diyebilirim hatta.
Üretmiyorum. Evet üretemiyorum. Ne çizebiliyor ne dinleyebiliyor ne de her hangi bir duyguyu yakalayıp onu betimleyebiliyorum. Konuşmak dahi o kadar zorlayıcı geliyor ki bazı durumlarda.
Şarkı söyleyebilmeyi isterdim. Tüm acımı, kırgınlığımı ve hüznümü şarkılarla bağıra bağıra söyleyebilmek isterdim. Belki yalnız kaldığım zamanlarda sesimi keşfetmeye çalışabilirim.. Bilemiyorum. Sözler pek doğru kanal gibi gelmiyor aslında.. Ben melodide kaybolmayı sevenlerdenim.
Kalan son iletişim kanalını da kapatmam gerekiyor gibi hissediyorum. Çünkü beklentiler olduğu sürece kendimi bulabileceğimi düşünemiyorum. Hoş ben yarım halimi çok hatırlama yanlısı da değilim ama olan ile ölene çarenin olmayışı beni bu noktada tuşe ediyor.
Bugün yaptığım özeleştrimde farkına vardım ki ben sanatçı değil yalancıyım. Evet sonunda bunu kendime itiraf ettim. Ben bir sik bilmeyen ve sadece öğrendikleriyle sanat icra edebileceğini düşünen bir taklitçiden öteye geçememişim. Buyum.. Bu kadarım.. En kötüsü ise kendime olan saygımı gömdüm aylar öncesinde hüzün dolu diyarlara...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder