19 Ağustos 2022 Cuma

Beklentiler.


   Bekliyor abi, insan olan, aşık olan bekliyor.  Bir özür bekliyor, bir sevgi tümcesi, bir özlem mesajı ne bileyim işte bekliyor ama sadece bekliyor.
 Neden bekleniyor, neden bu umudu besleyecek şeyler düşünülüyor abi. 
Acı ve gözyaşından başka bir gerçeği olmayan bu bekleyişte neden doğrusunu bildiğin şeyleri umuyorsun ki?
  
  Çevremde iyi insanlar kalmış sadece yada ben öyle düşünüyorum. Umarım öyle düşünerek kendimi bir yalana daha inandırmıyorumdur.

Pek çok yalanın doğrusunu bile bile inanmakta sevdaya dahilmiş.... 

17 Ağustos 2022 Çarşamba

Its All About Lies....



Günlerdir süregenlen bir boşluk ve karanlıkla cebelleşme çabam var. Bu sefer daha bir olgun karşılamak zorunda kaldım denilebilir. Mecburiyet esasında tüm bu hisler bütünü.
  Uzaklaştıkça görebildiğim pek çok perspektif ve olay örüntüsü ile karşılaştım. Ama nerden bakarsam bakayım hep aklamaya çalışıyorum istemsizce. Kendimi değil tabii ki, kendimi aklayacak tek bir nokta bile yok diyebilirim hatta.


  Üretmiyorum. Evet üretemiyorum. Ne çizebiliyor ne dinleyebiliyor ne de her hangi bir duyguyu yakalayıp onu betimleyebiliyorum. Konuşmak dahi o kadar zorlayıcı geliyor ki bazı durumlarda.
  Şarkı söyleyebilmeyi isterdim. Tüm acımı, kırgınlığımı ve hüznümü şarkılarla bağıra bağıra söyleyebilmek isterdim. Belki yalnız kaldığım zamanlarda sesimi keşfetmeye çalışabilirim.. Bilemiyorum. Sözler pek doğru kanal gibi gelmiyor aslında.. Ben melodide kaybolmayı sevenlerdenim.
   Kalan son iletişim kanalını da kapatmam gerekiyor gibi hissediyorum. Çünkü beklentiler olduğu sürece kendimi bulabileceğimi düşünemiyorum. Hoş ben yarım halimi çok hatırlama yanlısı da değilim ama olan ile ölene çarenin olmayışı beni bu noktada tuşe ediyor. 

  Bugün yaptığım özeleştrimde farkına vardım ki ben sanatçı değil yalancıyım. Evet sonunda bunu kendime itiraf ettim. Ben bir sik bilmeyen ve sadece öğrendikleriyle sanat icra edebileceğini düşünen bir taklitçiden öteye geçememişim. Buyum.. Bu kadarım.. En kötüsü ise kendime olan saygımı gömdüm aylar öncesinde hüzün dolu diyarlara... 

14 Ağustos 2022 Pazar

Oh boi!




Neden nasıl ve ne ara böyle bir şeye yoğruldum hiç bir fikrim yok. Devasa bir kaosum, yok oluş ve sinir harbiyim.. Gözüm görmüyor verdiğim zararı ki bu ne zamandan beri böyle hiç bir fikrim yok.
 Çok yoruldum sadece, bu kabuğun içinde aldığım her nefes yormaya, attığım her adım tiksindirmeye başlayalı sanki yüzlerce yıl geçmiş gibi hissediyorum. Nefes almak ve az da olsa huzuru hissedebilmek istiyorum.
  Basit ve kolay istekler gibi gözüksede asla öyle olmadılar ve olmayacaklarda belli ki. İyi geldiğimi düşündüklerim beni neden daha da dibe itiyor ki? Hayat bir duvarlar sırası ise ve aştığımız her duvarda birilerinin çıkmasına yardım ediyorsam, onlar neden benide yukarı çekmiyorlar ki? Karşılıklı olması gereken şeyler değil miydi bunlar yoksa?

  Bilemiyorum ve bilmek için çabalayacak gücüde bulamıyorum. Saygı ve sevgi değilmiydi anahtarı? Saygın yoksa birine aşık olmanın anlamı nedir ki? Peki ya saygısızlıklar affedilebilir mi? Ne bir karşılık bulabiliyorum ne de bir cevap.
  Var oluyorum ve nefes almaya devam ediyorum kendi karanlığımda ama nereye çıkar bu yol, nereye kadar nefes alırım bilmiyorum. Ben başlatmadığım gibi sonunuda ben getiremiyorum ama anladığım kadarıyla. Kader denilen kavrama inanıyorum. Benim için neler yazıyor çok merak ediyor ve sadece duruyorum usulca. Çünkü elimden sadece bu kadarı geliyor. Ne anlamak için çabalayabilir ne de değiştirmek için uğraşabilirim artık.
  Yataktan kalkmak enerjimin büyük bir kısmını bitiriyor geri kalanını ise nefes almak için harcıyorum. Aylardır kullandığım mutluluk maskem kırıldı artık. Rol yapamıyor ve tepki veremiyorum. Galiba olduğum yere uzanıp uyumalıyım... Sonsuz derin bir uyku istiyorum sadece. Uyanmak için enerji harcamayacağım ve rüya duvarının ardında rol yapmama gerek olmayan dostluklar kurup, maske takmama gerek kalmayan mutluluklar tadabileceğim diyarlarda dolaşacak ve sonsuzluğun tadını çıkaracağım bir uyku.... 

12 Haziran 2022 Pazar

BULANTIM

Dün gece bir kez daha kendimden vazgeçercesine yardımına koştuğum biri tarafından görmezden gelindim. Oysa sadece derdimi anlatıp belki biraz ağlayıp uyuyacaktım.. Ama ne var ki siklenmemeyi tercih edip karambolde olan akıl sağlığımla baş başa bırakıldım. Umurumda olmamasını istediğim bir durum bu. Ne kadar da yazıkmış oysa ki tüm düşüncelerim.

DENENMİŞLİK VE BAŞARISIZLIK! 

Evet tamamen bitirmeyi denedim ama biten tek şey en yakın arkadaşımla olan ilişkim oldu. Tam olarak 5 yıl dayandı her şeyiyle ama bitmesi gereken zamanda bitmediği için bu kadar acıttı diyebilirim. Pek çok alışkanlığımı terk etmem gerekecek ve tam olarak sıfırdan değiştirmem gerekicek hayat denilen gereksiz yolculukta seyreden kendimi....
Uzun bir süre yanlız uyumak ve gece üşümekde buna dahil.... 
Keşke tek taraflı bir çaba olmasaydı ama yapacak çokta bir şey kalmadı denilebilir... 

9 Haziran 2022 Perşembe

Galibalarım ve Geri kalınanlar!

Aslında hiç birisi ne benim ne de sizlerin suçuydu diyebilirim. Sadece halihazırda bulunan kuruntularım ve o'nu destekleyen uçsuz bucaksız hayal gücü kırıntıları tamamladı her şeyi. Belki öyle gerçekleşmedi olaylar ama güvensizliğimin yarattığı derin kaotik karanlığın ben tarafında tam olarak olanlar böyleydi diyebilecek konumdayım.

Her şey ve Yok oluşlar! 

Yıpranıyorum ve galiba bunu ben istiyorum abi. Tüm benliğimle bu acıyı kendime ben çektiriyor ve bundan dolayı başkalarını suçluyorum. Karaktersizliğim ve düşüncesizliğim ile birlikte oturduk sizi yargılıyor hatta arkanızdan pek çokça sövüyoruz. 

BİR BİZİZ. BİZ İSE YOKUZ!

Deneyimleyerek ve öğrenerek olgunlaşma dediğimiz şeyin sadece daha fazla sikilmek ve acı çekmek olduğunu söyleselerdi 17'imde kendimi o terastan aşağıya, özgürlüğe doğru tereddütsüz bırakırdım ama tüm bunları aşmaya çalışarak geçirdiğim 10 yıl içerisinde hiç bir şeyin değişmediği aksine daha da dibe yöneldiğini öğrendiğim ve bununla yaşamak zorunda kaldığım için pekala can çekişiyorum.

Peki düşünmelimiyim yada önemsemelimiyim?
Pek çok cevabı olan basit sorular diyebilirim. Ve sanırım bir süre sadece var olacağım hayatlarında ya da hayatlarınızda. Öylece bir köşede duran sessiz insan olacağım. Gözlemleyip ona göre karar veririm ölümün ihtişamını ve oynanması gereken teatral sahneyi. En azından denedim diyebilirsiniz bence bir yere kadar lakin mevcutta bulunan la muvaffak olamadı diyebilirsiniz mesela. Çünkü cidden çok yorgunum artık...
Yalanlarınızdan, yapmacık cevaplarınızdan, satranca çevirdiğiniz ilişkilerden,  kendi hayatınız dışında başka herkesin hayatına salça olmalarınızdan, benim tek başıma var olabileceğimi düşünmeyip devamlı müdahale etmeye çalışmanızdan cidden artık çok bunaldım.. Aranızdan en fazla güvendiğim bile yapmacık ve sahteleşmeye yüz tutmuşken daha fazla sabredip kendimi yıpratasım yok. 

GELİRKEN TEK GELDİM. GİDERKEN SİZİ NEDEN DÜŞÜNEYİM? 

İster intihar notu de, ister duygusal boşaltım. Sonuç olarak ihtimalleri değerlendiriyorum hala. Ve cidden daraltmak zorundaymışsınız gibi hareket ediyorsunuz.

BOŞLUĞUMA GELDİ! 

Kafamı kesip çok uzaklara gömesim var bugünlerde. Yok olabilecek en uzak yere. Paranoyalarım ve kabullenişlerimle birlikte gömesim var. Yok olasım ve aynı anda yok edesimde... Demem o ki resmen ayaklı bir karadeliğim.... Yok oluyorum ve farkında değil kimse.

Farkındalık beklentimde yok aslında. Her hangi bir beklentiye sahip değilim artık çünkü sadece nefes alıp veren bir varlığa dönüştüm. Ne düşüncelerim ne de yaşadığım hayat bana ait şu safhada. Mutsuzluk her köşemi ele geçirmekle kalmamış adeta ruhsuz bir insan haline getirmiş ve ben bunu fark edememişim. 

17 Şubat 2022 Perşembe

İçsel Sıçışlar

 

Okurken Dinlenmeli Şarkı linki


Doldu gene beynimin içi türlü kuruntularla. Başa çıkamıyorum artık. Dökülmesi yada ne bileyim taşıp komple gitmesi lazım kelimelerin.

Her daim destekçim olan cyber'a tşk knk.


Abi beklentiye girmek yada tüm insanlara kendimmiş gibi bakmak süper hayal kırıkları yarattı gene ki bu insanların ne kadar yakınımda olduğunun önemi bile kalmadı.

Çok çabaladım mesela umurumda olanlar kısmında kalması için lakin o bunu seçmedi.. Yani daha ne yapmam nasıl davranmam gerekirdi bilemedim. Ama bazı şeyler için geç kaldı sanırım. Bu sabah itibari ile vedalaştım usulca ve kendi haline bıraktım. Gelmeyi yada gitmeyi seçmesi artık tamamen onun keyfine bağlı diyebilirim. 

Tüm bu yapışkan hareketlerim aslında geri dönmenin imkansız olduğu yola girmeden önce ki çırpınışlarımdı. Denedim ve çok hırpalandım. Ha elbet ki güzel şeyler de öğrenmedim değil lakin lise yıllarımdan beri umarsız bir romantik oluşum ve duygusal acıya olan düşkünlüğüm beni daha bi yordu bu sefer. 

   ZAMAN

Abi mesela oturup onların yaptıklarını ve kendi hareketlerime bakıyorum. Değdi mi ? 

Cevapsız kalan çok fazla soru var moruk içerde dönüp duran. Algılayamıyorum artık. Ne günlük hayatımı anlayabiliyorum ne de kafamın içinde dönüp duran soruları. Ha belli başlı cevaplar buldum lakin bulmam gerekli miydi mesela.

Kıskanç değil bencil olmam lazım mesela en büyük dersim budur hocam. Çok saçma öğrendim ama öğrenildi yani. Ve biraz da inatçı. Çünkü bencil olmayı bıraktığım an ben olmayı bıraktım. 

''EN DOĞRU OLAN BEN''

Neyse ne artık diye devam etmenin zamanı tam şu an. Gelen hoş gelir gidenin yolu bahtı açık ola der devam ederim. Yapacakta pek bir şeyim yok zaten.

Kıskançlık krizlerimin bu denli sanrılı olması beni de şaşırttı ama. Demek ki tekrardan bir doktor yolu gözüktü gibi. 

Neyse sonuç olarak acıtacak saçma, iğrenç günler yaşayacağım belki ama bu günler geçerken dört gözle beklediğim şeyler olmazsa çok pis ''ben merkeziyetçi'' bir insan olarak devam edeceğim hayata ve bunu yaşamamak için çok çabaladığım halde buralara döndüğü için bu konu vicdanım ve beynim olarak rahatız. Sadece kendimle zaman geçirmeyi hatırlamam lazım tekrardan. 

SAHİ BEN NE SEVİYORDUM LAN?!

29 Ocak 2022 Cumartesi

Dear Diary


Şu sıralar hiç olmadığım kadar anlayışlı ve olgun olmam gereken sınavlar veriyorum moruk. Öyle ki geride ne etik ne de anlayış bırakacak cinsten. Tr server'ında yaşam deyip geçemiyorum çünkü olayları avrupai mantıkla ele alıp felsefik çözümlemelerde bulunmam gerekiyor.

Al sana bir felsefi çözümleme:
"Ne kadar anlayışlı olursan hep daha fazla olman istenecektir. Bu hareket en temelinde insanın bencilliğinin ve doyumsuzluğunun ne kadar sonsuz olduğunun en açık örneğidir."

Dost diye dayandıklarınında beyninin arka planında dönen kıskançlık ve bunu fark edemeyişleri biraz da olsa beni üzüyor. Ama üzülmem yada kırılmam kimin umurunda ki...

Olmadığım birşeye dönüştüm. Ve bu halim kesinlikle tüm varoluşuma zıt... 

Geçenlerde okudum bir yerde, yaşattığını yaşarsın diyordu yazıda. Şimdi madem öyle işliyor bu boyut e benim yaşadıklarım nedir hocam. Kimseye bunları yaşatmadık bildiğim kadarıyla.. Bu durumda canımı sıkıyor.

İlhamım kayboldu şu aralar bir de.. Pek bir müzik eseri olsun ne bileyim sanat kavramına dahil herhangi bir girişim olsun yok yani. Çıkmıyor abi, zorlayınca da af edersin ama at sikine konan kelebek gibi oluyor. Bi güzelliği var ama yerinde güzel değil gibi.

Bir ömürde böyle geçiyor işte.. 
Tüm aldatılmış ve aldatılacak olanlara önce geçmiş sonra da iş işten geçmiş olsun dileklerimle... 


S A Y A N O R A